İstanbul Escort mutfak masasında escortum istanbula karşı inledi

Mutfak masasında escortum istanbula karşı inledi

Yer: Mutfak masası Vakit: Oğleden sonra Anne, Pedro Luis diyor ki, onun evine taşınmalıymışım. Kim bu Pedro? 
Ah, anne, iki haftadır onunla çıkıyorum, geçen gün istanbul üsküdarda bizimle kahvaltı eden çocuk. Hatırlamıyor musun? 
Nasıl unuturum, kepek ekmeğinden tost istemişti. Anasının şımarttığı bir escort olsa gerek. Ama onu beğeniyorum, yatakta hoşuma gidiyor. Ayrıntıları anlatma bana Beatriz. Herşeyin bir sınırı var. Ben senin yaşındayken, aşk elele tutuşmak, en çok da dudaktan öpüşmekten ibaretti. Aşkın olağanüstü birşey olduğuna, sonra hamile kalındığına, bebek dünya getirip mutlu olunduğuna ve hep mutlu kalındığına inanırdım. Anne! 16’sında bu kadar aptal olabileceğine lnanmıyoruml Herhalde evlendiğinde de bakireydin! 
Hem de nasıl. Sanırım esas kabahat oradaydı. Herkes kızının bakire olarak evlenmesi için elinden geleni yapıyordu.
Düşünüyorum da, bekaret kadınları seksten uzaklaştırmak Için bulunmuş bir öcü. Eğer bakireysen llk gece öylesine korkunç geçiyor kl, blr türlü kendine gelemiyorsun. Birden bire kocandan ve seksten tiksiniyorsun. Böylece erkekler daima inisyatifi elde tutuyor ve bugüne kadar da hep onlar söz sahibi oldu... 
Iste sıradan bir Ispanyol evinde farklı kuşaktan iki kadın; 16 yaşındaki Beatriz ile annesi böyle konuşuyorlar. Gazeteci ve bestseller yazarı Carmen Rico-Godoy böyle anlatıyor. Franco diktatörlüğünün sona erişinden bu yana geçen 15 yılda ve 10 yıllık sosyalist hükümet döneminde eğer İspanyolların kafasında bir değişim meydana geldiyse, bu özellikle kadınlarda gözleniyor.
50 yaşındaki Carmen Ricogod, “Kadın Olmak ve Bu Deneyimi Yaşamıyla Ödememek” adlı kitabında, seks konusunun kuşakları nasıl böldüğünü anlatıyor... ' Serbestliğin ilk belirtisi olan çıplak memeler Ispanyol erkeğinin" dengesini bozmuş durumda. Orneğin genç bir tıp asistanı doktor, 60 yaşındaki hastanın memelerini öpüp, “Tanrı onları size bağışlasın,” deyince, büyükanne şaşkın şaşkın evde olayı oğullarına anlatmış. Ardından dava açılmış. Doktor beraat etmlş. Yargıç, “60 yaşındaki büyükanne, genç bir delikanlıda uyandırdığı bu duyguları, gururla ve onurla taşımalı,” diyerek kararını vermiş. Ancak adalet mekanizması |klye bölünmüş. Yargıç aleyhine soruşturma açılmış. Çünkü Yüksek Mahkeme Başkanı’nın verdiği demece göre böyle kararlara göz yumacak olurlarsa, o zaman “Elveda Ispanya."(!) Ilginç vakalar çok. Orneğin bir kız öğrenciye, onun “termik duyarlılığını” ölçmek istediğini söyleyen bir doktorun olayı. Mahkeme zabıtlarına göre, doktor kızın gözlerini bağlamış, onu yatırmış, bir eliyle bir soğuk nesne olarak steteskobu, öteki eliyle de sıcak bir nesne olarak kendi penisini tutturmuş. Sonra kızın tat alma sinirlerini de sınamak için, “fırsattan istifade” penisini ağzının içine yerleştirmiş ve ona, bunu emebileceğini ama ısırmamasını tenbihlemiş. Kız bu sıcak nesne konusunda kuşkulanmış ve termik duyarlılık testi mah. kemeye kadar yansımış... Buradaki önemli nokta, genç bir Ispanyol kızın böyle bir kuşkuyu doğru olarak yorumlayıp yorumlamaması ve onu kamuoyuna yansıtabilmesi. Bu “beceri” son 15 yılın ona kazandırdığı bir özel" lik. 
Kilisenin karşı çıkmasına rağmen bir serbestlik dalgası altında ülke. Ama işler zor. Orneğin prezervatifin ne işe yaradığını anlayabilmek için tüm ulus 10 ay süreyle, Pazartesi günleri 22:30’da devlet TV’sinini birinci programı karşısına geçip, “Hablemos del Sex” (“Seks Hakkında Konuşalım”) programını izledi. Yüzü kızaran halka “G” noktasından mastürbasyana kadar herşeyi kolay anlaşılır bir biçimde anlatıldı. Ikinci hamleyi İspanya’nın en büyük gazetelerinden, “El Pais” yaptı. 22 hafta süreyle haftasonu ilavesi olarak, “Cinsellik Kitabı”ndan birer bölüm dağıtıldı okurlara. Bu kampanyaların başını çeken, Elena Ochova (33) ulusun seks profesörü. Bir psikopatolog. Yine de TV tarafından 100’ün üstünde aday arasından seks programınının sunuculuğuna seçilmiş. Birinci neden fotojenik oluşu. İkincisi, çok ciddi bir yüze ve aseksüel bir görünüşe sahip. Bir bilim kadını için bile bu iş kolay olmadı. Evde ayna karşısında sürekli, “penis, orgazm, penetrasyon” gibi sözcükleri tekrarlamıştı. Kadın hakimler, sunucular, polisler.... 30 yaş civarındalar ve ülkenin tablosunu belirlemekteler. Bu kuşağın kadınları seks kelimesini olmasa da başka şeyleri geçmişe göre çok daha kolay ağızlarına alıyorlar: “Ikinci kez onunkinin başına cesaret ettim. Lezzeti çok tatlıydı. Yaşamımda denediğim bütün penislerin lezzeti tatlıydı. Ancak bu, tadı iyiydi anlamına gelmez. Onunki sert ve sıcaktı, ele yapış yapış geliyordu. Genelde onu başlangıçta korktuğum kadar itici bulmamak beni şaşırttı. Giderek kendimi daha iyi, daha güvenli hissettim. Onun bana tümüyle teslim olduğunu ve bir ısırığın erkekliğini yok etmeye yeteceğini düşünmem bayağı iç ferahlatıcı olmuştu-”
 Alıntı, Almudena Grande’nin ilk romanı “Lulu"dan. Sadece Ispanya’da değil, Norveç, Japonya, Brezilya ve Almanya’da da yayınlandığı gün bomba etkisl yapan ve Italyan yönetmen Tinto Bras tarafından filme alınan Lulu... Grande yalnız erotik fantezilerin bir tablosunu ortaya koymuyor, aynı zamanda Franco döneminden demokrasiye geçişteki kuşağın tablosunu çiziyor. Yazdıkları kendi yaşamından yansıma. Barok, tutkulu ve şehvetli. “Erotizm .. çok önemli,” diyor 30 yaşındaki yazar. “Aseksüel kişilerden hoşlanmam. Beni korkuturlar.” Lulu ,, kendisinden 12 yaş büyük bir .» erkeğe aşık olan genç bir kız. 
Erkek ona seksin tüm iniş çıkış ve çeşitlemelerini öğretir. Lulu, birçok Ispanyol’un temsilcisi olarak birşey keşfetmiştir: “Cinsiyetimin şiştiğini hissettiğimde sıcak bastı. Onun kendi şişkinliğinin kabarması, giderek daha kızarması, morlaşması ve derisinin nemli ve pırıltılı bir görünüm alması, yapış yapış ve kapkalın olması... Işte sanki bu manzarayı görmek benim cinsiyetimi harekete geçirmişti. Evet, cinsiyetim, zevk olmayan, sıradan bir zevkle ilişkisi olmayan, ' bildik masum zevkle hiçbir bağlantısı olmayan bir şeyle şişmeye başladı. Bunun, onunla ilgisi yoktu. Bu daha çok insanın sinirIerini yok eden dayanılmaz, yeni, hatta hoş olmayan bir duyguydu ama bundan artık bir geri dönüş olamazdı.” .
loading...