İstanbul Escort istanbul escort benim çılgın öğretmenim

İstanbul escort benim çılgın öğretmenim

Lise yıllarında kimya derslerine gelen Tansu'yu unutmama imkan yok. Sanırım o da beni unutmamıştır. Her neyse... Tansu kırk yaşlarında, kadıköy de uzunca boylu, siyah dalgalı saçlı, zayıf ama iri kalçalı, kavun memeli, biçimli ve uzun bacaklı, kısacası yılanı deliğinden çıkarabilecek güzellikte bir kadındı. Koridorda şöyle değirmen taşı misali kıvıra kıvıra, çalkalaya çalkalaya yürümeye görsün, önünden geçtiği bütün erkekler kendini tuvalete zor atardı. Erkek öğretmenler bile onunla bir kere vatmak icin yapmadık numara bırakmaz, bir amuda kalkmadıkları kalır ama Tansu gosterıp gösterıp istanbuda vermezdı, Onun gözü genç ve guçlu erkeklerdeydı. Bunu sezmek de çok kolaydı. Çunku bazen en  istanbul escort olmadık zamanlarda gozune keslırdığı gençlere oyle bır bakardı kı. erkek olan o bakışın altında kalamazdı. Ama bızım çocuklar korkar. bakışlarını kaçırırlardı Tansu nun kendısınden yırmı yaş kadar buyuk bır kocası vardı. Ama olsa olsa o Tansu'nun aşk maceralarını anlattıgı bır dost, bır dert ortağı olablirdi. 
Erkek oğretmenlenn avucunu yaladıg nı soylemışıım. Aslında bızlerın de durumu pek parlak değı dı. Benım cureıkar bak şlarım n {ark ndaydı. Bır keresınde onumde yururken sozde kaza ıle ellenndekılen dusurup ıyıce eğılmış ben de yard m etme numarasıyla eğıldıgımde ıp nce bayaz kulodunun onemed gı sık ve gur sıyahlıgını gormuş ama sadece yutkunmuşlum. 
Nıhayet bekıed gım fırsaı kımya laboratuvarında doğdu Ders sonunda laboratuvarı herkes terk almış ama o benden kalmamı ısıemıştı Korkuımak ister gibi dik dik başlamıştı lafa: “Söyle bakalım, niçin bana öyle baktın ders boyunca?" Biraz afallamış ama hemen toparlamıştım. Ben de kendisiyle ilgili bir sorunum olduğunu ama bunu sadece ona söyleyebileceğimi, kimsenin duymasını istemediğimi Söyledim. Kirita kırıta kapıya doğru yürümeye başladı ve hiç gerek yokken yine düpedüz domalarak kapıyı kilitlemeye koyuldu. Bu pozisyonda o güzelim kalçalarıyla biçimli armudi kalıbı iyice ortaya çıkmıştı. Artık dayanamayacakt-ım ve gidip belinden sarılıp dayandım. Hemen doğrulup “Ne yapıyorsun?” diye bağırdı. Ama ben kararlıydım. Beline daha sıkı sarılıp onu kapıya dayadım ve “Sorunumu hissettirmeye çalışıyorum” dedim. O arada arkadan saçlarını koklayıp ensesini yalıyor, öpüyordum. Yumuşamış, durumu kabullenmeye başlamıştı. “Sorununu göster bana" diye mırıldandi. Saçlarından tutup kafasını aşağıya doğru çektim. Sorunumu sapına kadar yanaklarına ve dudaklarına sürterek ona gösterdim. Benimkinin boyutları onu biraz ürkütmüştü. "Sorunun bu kadar büyük olduğunu tahmin etmiyordum" dedi. Kafasını sertçe kaldırıp dudaklarına, çenesine, şakaklarına. neresine gelirse yumuldum. Dudaklarını dudaklarımın arasına alıp eziyor. emiyor, dilini yalıyor. ellerimle yukarıya kaldırdığım eteğinin altındaki küçük külodunun arasını parmaklıyordum. Böyle genç bir bedenin her yanına birden dalıvermesine çok şaşırmış, çok heyecanlanmıştı. Onu böyle görmek beni daha da çok heyecanlandınyor, azdırıyordu. Ama daha fazla devam etmemize olanak yoktu. Onu bıraktım. Bir süre kendimize gelemedik. “Bana ne yaptın böyle'?" diye sorunca ona henüz bir şey yapmadığımı, ama yapınca içinin dışına çıkacağını söyledım. Arada atışmaya başlamıştık. Bana hocam olduğunu hatırlatmaya çalışmıştı. Ben de ona cevap vermeye kalkışınca "terbiyesiz!" dıye bağırdı. Ama bunu öyle bir tonda söylemışti ki o bıle kendi sesinden etkilenmişti. Gözleri kayıyordu. Saçlarından yakaladım ve benim başımı derde sokmamasını. adresini vermesini ve oraya geleceğimi söyledim. Ertesı gun onun evinde buluşmayı kararlaştırdık ve ayrıldık. 
Verdıği adres Fındıkzade'deydi. Akşamustu okuldan çıktıktan sonra dogru eve y_ollandım. Kapıyı çaldım ve o açtı. Ustünde iki parçadan oluşan bir gecelik vardı. Hiç vakıt kaybetmek istemediğini anladım. Doğrusu ben de dun yarım kalan işımden sonra ıyice azmıştım. Oyle bir kadına daha lısedeyken yaklaşabilmek insanın gururunu okşuyordu. Ona sert davranmam gerektiğini artık anlamıştım. Bazen rol dahı yapsam asla gevşemiyordum. Kendimi bir koltuğa atar atmaz ilk emri verdim: “Gel kucağıma!" 0 da yamma gelip otururken bir taraftan da söyleniyordu. Sırtını yalarken ona “Ne yapardın?" diye sordum. Beni disipline vereceğini söyledi, Bir yandan sevişiyor, bir yandan da birbirimize laf yetiştiriyorduk. Sonunda benimle başa çıkamayacağını söyleyip dudaklarıma yumuldu. Havaya girmişti. Ayak parmaklarından koltukaltına kadar yalanmadık yerini bırakmamıştım. Dünkü gibi içi kaymış, kendinden geçmiş bir haldeydi. Bu arada parmaklarını kendi içine sokup sokup çıkartıyordu. Benimse niyetim başkaydı. Ona ayağa kalkmasını ve okulda gençlerin önünde nasıl domalıyorsa şimdi de öyle yapmasını istedim. Kıpkırmızı olmuştu. Ama dediğimi yaptı. Onümde kabak gibi açılan güzelim iki delikten önce aşağıdakine sürtüp sonra kazığı yukarıya çıkarmaya çalıştım. Ama itiraz etti. lstemiyordu. Ama ben inat ettim ve yavaşça kazığın başını. arkadaki odaya geçirmeye başladım. Ama çok dardı. Dayanamlyordu. O sırada omzumda bir el hissettim. “Dur bakalım” diyerek beni itiyordu. Birden korkmuştum. Hızla döndüm. Arkamdaki adamı hızla üçlü kanapenin üzerine doğru ittim. Meğer kocası bizi röntgenliyormuş. Adamın düştüğünü gören Tansu hemen yanına gitti. Canının acıyıp acımadığını sordu. Tansu onun üzerine eğilmişken ben arkadan ona yaklaştım ve belinden kavrayıp biraz ilerdeki koltuğun üzerine yüzükoyun attım. Ona bu günü unutamayacağını. ve ne olursa olsun ona sahip olacağımı söyledim. Sonra da kocasına dönüp krem getirmesini söyledim. Biraz sonra adam kremi getirip kendi elleriyle karısına sürdü. Azar azar yerleşmeye başladım. Avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Gerçekten de çok sıkıydı. Kocası ona güç vermeye çalışırken ben de mızrağımı gittikçe derinlere saplıyordum. Az kalmıştı. lyice hedefimi bulmuştum. Tansu’nun sesi bütün sokağa yayılacak kadar çok çıkıyordu. Son birkaç hamleden sonra Tansu'dan zevk dolu iniltiler gelmeye başlamıştı. Gözleri yuvalarından fırlamış, elimin altında sıkılmaktan iyice yumuşattığım memeleri hamura dönmüş, dudakları ısırmaktan çatlamış bir durumdaydı. Kocası da kendi önüyle uğraşıyordu. Tansu’yu saçlarından yakalayıp son kez kendime doğru çektim ve yüzüstü yere kapaklanıncaya kadar bastırdım. Ben kadının içinde patladım. lrmak gibi boşalıyordum. O günden sonra ilişkimiz bir süre daha sürdü. Daha sonra başka bir yere tayini çıktı ve gitti. Bir daha ondan haber alamadım. 

 

loading...